İsmailağa Logo

Tasavvufun Ana Gayesi İhlâsı Elde Etmektir

Tasavvufun Ana Gayesi İhlâsı Elde Etmektir

İmâm-ı Rabbânî (Kuddise Sirruhû) 1. cildin 40. mektubunda tasavvufu şöyle tarif ediyor: Seyr-i sülûk menzillerini aştıktan, cezbe makamlarını geçtikten sonra bana şu gerçek malûm oldu….

Devamını oku

Namazın Hakikat ve Kemâlâtından Habersiz Olanlar

Namazın Hakikat ve Kemâlâtından Habersiz Olanlar

İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, Mir Nu‘mân’a göndermiş olduğu, 1. cildin 261. mektubunda namazın fazîlet ve kemâlâtını beyân etmiştir. Daha sonra, sofiyyeden olduğu hâlde namazın hakikat ve….

Devamını oku

Namazın Fazîlet ve Kemâlâtı

Namazın Fazîlet ve Kemâlâtı

Kendilerine şer‘î ilim verilenleri, her birinin arası yüz senelik mesafe olan derecelerle yükselten Allah Te‘âlâ’ya hamd olsun! Rütbelerin en yücesinin şer‘î ilimlerin rütbesi olduğunu öğreten….

Devamını oku

İnsanın Temel Sorumluluğu

İnsanın Temel Sorumluluğu

Yetmiş bin evliyanın serdarı, gönüller avcısı, Dîn-i Mübîn-i İslâm’ın tecdîd merkezi, fârukî haşmet sahibi İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, 1. cildin 38. mektubunun sonlarında, inkâr edilemez hakikatleri….

Devamını oku

Âhir Zaman Velîlerinin Kemâlâtı

Âhir Zaman Velîlerinin Kemâlâtı

Vahdâniyyetine şahidlik yaptığı âyet-i kerîmede, ilim sahiplerinin de buna şahid olduğunu zikrederek ilmi ve âlimleri yücelten Allah Te‘âlâ’ya nihayetsiz hamd olsun! Salât ve Selâm, Allah….

Devamını oku

Kâfirlere Muhalefet İslâmiyet’in Emridir

Kâfirlere Muhalefet İslâmiyet’in Emridir

İslâm, geldiği günden itibaren kâfirlere muhalefet etmeyi, özellikle dinin şiarlarında onlara uymamayı emretmiştir. Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde Medinelilerin bayram yaptıkları iki….

Devamını oku

Mü’min Kâfire Benzemez!

Mü’min Kâfire Benzemez!

Hân-ı Hânân olarak bilinen Şeyh Abdürrahîm’e gönderilen 23. Mektup[1]; Yetersiz kişiden tarikat almayı menetme ve bunun zararını beyana dair yazmış olduğu mektuba cevap ve ehl-i….

Devamını oku

Tasavvufun Gayesi

Tasavvufun Gayesi

Sûfilerin gözünde tasavvufun gayesi, Şerîat-ı Ğarrâ’yı hakkıyla yaşamaktan başka bir şey değildir. Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri şöyle söyler: “Rasûlullah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in izini süren ve….

Devamını oku

Muhlâs Kulların Muhlîs Kullardan Farkı ve Üstünlüğü

Muhlâs Kulların Muhlîs Kullardan Farkı ve Üstünlüğü

İmâm-ı Rabbânî Hazretleri ihlâs makamının, dünyalığa meyilden müstağni kılan yönünün yanı sıra; peygamberlerin, büyük velilerin dünya ihtiyaçlarını görmelerini, beşerî özelliklerinden gelen hâllerinin konuyla ilgili yönünü….

Devamını oku

İmâm-ı Rabbânî Hazretlerinin İhlâs Makamı Hakkında Beyânları

İmâm-ı Rabbânî Hazretlerinin İhlâs Makamı Hakkında Beyânları

İlâhî hikmet gereği aslî vatanından uzaklaştırılan insan, Peygamberler (Salâvâtullâhi Aleyhim Ecma‘în), onların varisleri olan Evliyaullah (Kaddesallahu Esrârahum)un davetlerine icabet ederek Rabbi ile tekrar münasebet kurmuştur…..

Devamını oku